HATA VE İÇİNDEKİLER...
Kusursuzluk ve mükemmellik ne kadar çekici kelimeler... Fakat bizim onlara ulaşmamız ise bir o kadar uzak. Aynada gördüğümüze karşı verilmiş sözlerimiz mevcut. Evet, hepimiz amaçlanarak; iyiye ve güzele erişmek için geldik.
Fakat engeller, çıtalar, uzun atlamalar, yarışlar ve hırslarımız var. Ekleyebiliriz, daha neler neler... Bu sınavlardan geçerken yaptığımız hatalar da cabası. Hatalı olmak insanın doğası gereği mayasında bulunuyor. Yaratıcı öyle planlamış; günahsız olana "melek" demiş. Peki ya bize? İnsan, yani eşref-i mahlukat... Hata yapmak genlerimizde varken niye bu kadar tahammülsüzüz kendimize, çevremize ya da maalesef ki kimi zaman da en yakınlarımıza?
Neden sürekli kusur arayıp bulmaya, bulduktan sonra da kurcalamaya çalışır ki insan?
Bahsettiğim; küçük, yani yüksek ses getirmeyen hatalar. Sanırım içe dönüp "Olsun, bir dahaki sefere ya da rezil olmadın merak etme, sen de herkes gibisin" demeye ne çok ihtiyacımız var. Tabii bile bile yapılan kötülükler er ya da geç cezasını bulur, bu hususa sonraları değiniriz.
Kendine şefkat duymak, yapılan yanlıştan doğruyu öğreneceğini kanıksamak, saygıyla benliğine yanaşmak; insanın yeniden yapılanması için elzem ve gerekli. Bilirsiniz, "mükemmel olayım" derken elimize yüzümüze bulaştırdığımız çok olmuştur.
Olmuyor, olmuyor; esneme payı vermeden zorlanıyoruz hayata karşı. Bir tenis topu düşünün, genişçe bir cama sert şekilde fırlattığınızı... Camın kırılma ihtimali yüksek olur, tahmin edersiniz ki. O tenis topunu şimdi de kauçuk zemine attığımızı farz edelim, ne olur dersiniz? Evet, çarpar ve esneyip geri döner; kırmaz ya da dökmez. İşte o tenis topu yaşamın bize getirdikleri, çarptığı zeminler ise bizim tepkilerimizdir. Biz ne kadar katı olursak o kadar kırılıyor ve inciniyoruz.
Daha toleranslı olmak gerekiyor herhalde, hata payları koymak... "Evet, tamam" deyip "Şimdi ne yapabilirim?"i seçip çözüme odaklanmak...
Bildiğimiz üzere, kusursuz olan tek varlık Yaratıcı; bizlerse hatalarımızla tekamül eden insanlarız. Bu demek değil ki koca koca yanlışlara bulaşalım. Amaç; olabilecek eksikleri tahammülle karşılayıp günlük hayatımızı daha yaşanılabilir hale getirip kendimize, çevremize ve dünyaya katkıda bulunmak...
Her sabah yeni güne umutla uyanmak temennisiyle...
Selamlar, sevgiler...
Sümeyra DURSUN
Eğitimci ve Şair