“BİRİLERİNİN ÇOCUKLARI” BAŞARAMADI
28 Şubat 1997…
Demokrasiye yapılan post modern utanç darbesi.
Önce sahte şeyhler, sahte mağdurlar bulunuyor,
ekranlarda günlerce inananlara saldırıyorlardı.
Şanlı ordumuzu bile bu tiyatroya alet ediliyor,
tanklar gözdağı için caddede yürütülüyordu.
Ardından kurgu bir MGK toplantısı yapılıyor,
askeri emirle demokratik hükümet değiştiriliyor,
hakedene değil, istediklerine yetki veriliyordu.
Refah Partisi dindar diye kapatılıyor, ekonomiyi düzelten Erbakan’ı yasaklıyor, Erdoğan uydurma dava ile mahkum ediliyordu.
İnançlar, kimlikler ve hayaller hedef alınıyordu.
Başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatılıyor, yaka paça gözaltına alınıyor, ikna odalarında gözyaşı döktürüyordu.
“Ya inancın ya geleceğin” diye zulüm yapılıyordu.
Memurlar önce dindar diye fişleniyor, sonra da bu yüzden görevlerinden uzaklaştırılıyor, eşi başörtülü askerler bahaneyle atılıyordu.
Ramazan günü kokteyl yapıp inancı sorgulanıyor,
İçki içmeyen devlet düşmanı sayılıyordu.
Hukuk adeta askıya alınmış, adalet ertelenmiş, askerler tarafından hakimlere brifing verilmiş, bizden olmayanın adalet hakkı yok denilmişti. Basında satılık kalemşörler türetilmiş, yanlışlar doğruymuş gibi halka sunulmuştu.
“28 Şubat 1000 yıl sürecek” denilmişti.
Zarbeci zihniyet üç şeyi hesaba katmamıştı…
Zulümle abad olanın ahirinin berbat olacağını,
Mazlumların arşa yükselen ahını duyan yaratıcıyı,
Olanları sessiz ama ibretle izleyen bu asil milletin, günü gelince vuracağı demokratik tokadı…
Millet o tokadı günü gelince çok sert vuruyordu.
Darbecilerin kurdurduğu DTP sıfır çekiyordu.
Teröristbaşının teslimiyle parlatılan DSP’nin sahte parıltısı, 2002 seçimlerinde barajda yokoluyordu.
AK Parti milletin yeni umudu olarak doğuyordu…
Erdoğan milletten aldığı yetkinin gereğini yapıyor, 28 Şubat sürecini kararlılıkla 10 yılda bitiriyor,
E-Muhtıra teşebbüsünü cesaretle boşa çıkarıyor,
AK Parti’nin kapatma davası engelini aşıyor,
15 Temmuz darbe teşebbüsünü de yok ediyordu.
28 Şubat sadece bir siyasi dönem olmayıp, bir daha asla yaşanmaması gereken bir zihniyettir.
Tankların sokaklardan ziyade, zihinlere sürüldüğü,
devletin evladını anlamak yerine onu hizaya çekmeye çalıştığı, onuru incittiği bir zihniyet.
Bütün darbeler gibi 28 Şubat’ta dış destekliydi.
12 Eylül için “Bizim çocuklar başardı” demişlerdi.
15 Temmuz’da hain piyonlarını destekleyip,
ardından da kukla liderlerini bize vermemişlerdi.
Yıllarca terör örgütü PKK’ya destek verdikleri gibi.
Türk Milleti hainlere çok net olarak gösterdi ki;
her türlü darbe, baskı, zulüm yapsanız da, devlete, millete, tarihimize olan bağlılığımızla, demokrasi içinde her türlü zorluğu aşarak, aydınlık yarınlara hep birlikte ulaşacağız.
28 Şubat’ı ve diğer darbeleri asla unutmayacağız.
Ama nefreti değil; aklı, ilmi, saygıyı büyüteceğiz.
Bir daha hiçbir evladımız, inancı ile geleceği arasında tercih yapmak zorunda kalmasın,
“birilerinin hain çocukları” başaramasın diye…
02.03.2026 Av. Ali Haydar Dereli