Gümüşhane
Az bulutlu
-5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9976 %0.09
51,1521 %-0.15
7.301,33 % 0,60
Zaman Zaman Çatlarız, İçimize Işık Girsin Diye

Zaman Zaman Çatlarız, İçimize Işık Girsin Diye

YAYINLAMA:

İnsan dediğin, dışarıdan bakıldığında sağlam bir kaya gibidir. Dimdik durur, rüzgâra meydan okur. Ama biliriz ki en sert kayaların bile bağrında ince çatlaklar vardır. O çatlaklar zayıflık değildir; bilakis ışığın içeri sızdığı kapılardır. “Zaman zaman çatlarız, içimize ışık girsin diye” sözü, işte tam da bu hakikati fısıldar kulağımıza.

 

Hele ki mübarek Ramazan ayının manevi ikliminde… Oruçla incelen nefsimiz, sabırla törpülenen dilimiz, paylaşmayla yumuşayan kalbimiz; aslında içimizdeki sert kabuğun çatladığının işaretidir. Gururumuzun kabuğu kırılmadan tevazu doğmaz. Kibrin duvarları yıkılmadan merhamet filizlenmez. Bazen insanın en büyük imtihanı, kendi içindeki yüksek dağları aşmasıdır.

 

Çatlamak, dağılmak değildir. Çatlamak, hakikate yer açmaktır. Bir tohum toprağın altında çatlamadan filiz vermez. Bir gönül gözyaşıyla yıkanmadan arınmaz. Ramazan, bize tam da bunu öğretir: Aç kalırken tok gönüllü olmayı, susarken iç sesimizi duymayı, eksilirken çoğalmayı…

 

Işık huzmeleri karanlığı suçlamaz; sadece var olur ve aydınlatır. Biz de içimize manevi bir iklimi davet etmek istiyorsak, önce içimizdeki kibri çatlatmalıyız. “Ben” demenin gürültüsünü azaltıp “biz” demenin sükûnetine sığınmalıyız. Çünkü gönüllere girmenin yolu, yüksekten bakmaktan değil; eğilip kalbe dokunmaktan geçer.

 

Hasılı kelam, bazen kırılacağız; ama bu kırılma bizi küçültmeyecek, bilakis büyütecek. Çatlayan yerlerimizden sızan ışık, hem bizi hem de çevremizi aydınlatacak. Yeter ki o çatlakları utanç değil, umut bilelim. Zira en güzel aydınlıklar, en karanlık gecelerin ardından doğar.

 

Belki de insanın asıl olgunluğu, kusursuz görünmekte değil; içindeki ışığa yer açacak kadar cesur olabilmektedir.

 

Evet: “Zaman zaman çatlarız, içimize ışık girsin diye" mühür bu.03.03.2026

 

Yusuf SADIK. Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız