ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 111. YILI: “Toprağın Altında Kardeşlik, Tarihin Üstünde Barış”
Savaşlar, milletlerin kaderine kazınmış en ağır imtihanlardır. Kimi zaman zaferle taçlanır, kimi zaman gözyaşıyla anılır. Ama öyle sözler vardır ki, top seslerinin sustuğu yerde yankılanır ve insanlığın vicdanına hitap eder.
Çanakkale Savaşı…
Bu topraklarda yalnızca kurşunlar konuşmadı; anaların duaları, gençlerin umutları ve bir milletin dirilişi de yazıldı tarihe. 250 bin evladımız, “vatan sağ olsun” diyerek toprağa düştü. Her biri bir ocağın ışığı, bir annenin yüreği, bir milletin geleceğiydi.
Ve ardından… Dünyanın belki de en büyük devlet adamlarından biri olan Mustafa Kemal Atatürk, savaşın küllerinden yükselen o büyük vicdanı tarihe altın harflerle yazdı.
Anzak annelerine hitaben söylediği o eşsiz sözler:
“Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar…
Burada bir dost vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz.
Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız…”
İşte tam bu noktada, bir paragraf açmak boynumun borcudur.
Yarbay rütbesiyle (1 Yıl Sonra Alb=Miralay Oldu)Çanakkale Savaşı’nın en kritik anlarında inisiyatif alan, cephede yalnızca asker sevk eden değil, savaşın kaderini değiştiren bir aklı temsil eden, Mustafa Kemal Atatürk,askeri dehasını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” diyerek bir milletin makûs talihini değiştiren bu irade, yalnızca bir komutanın değil, bir milletin yeniden doğuşunun ifadesidir.
Ben de bir İstiklal gazisi Ahmet Sadık’ın oğlu olarak, bu büyük komutana duyduğum minneti kelimelerle ifade etmenin ne kadar yetersiz olduğunu bilirim. Bizler, bugün bu topraklarda hür nefes alabiliyorsak; o cephelerde akıl, cesaret ve imanla destan yazanların eseridir bu. Bu yüzden minnetimiz sıradan bir teşekkür değil; nesilden nesile taşınacak bir vefa borcudur.
Bu söz, yalnızca bir teselli değil; bir medeniyetin, bir insanlık anlayışının, bir yüce gönlün ifadesidir.
Düşman olarak gelenleri, evlat bilmek…
Toprağa düşeni ayırmadan bağrına basmak…
İşte bu, gerçek büyüklüktür.
Savaş kazanmak, her milletin harcı olabilir.
Ama barışı inşa etmek, ancak büyük milletlerin ve büyük liderlerin işidir.
I. Dünya Savaşı sonrasında, dünyanın hâlâ yaralarını sardığı bir dönemde, bu sözler yalnızca Türkiye’nin değil, insanlığın ortak mirası olmuştur. Çünkü bu sözler kin değil merhamet, intikam değil kardeşlik, ayrılık değil birlik çağrısıdır.
Bugün Çanakkale’de yan yana yatan Mehmetçik ile Anzak askeri, bizlere şunu fısıldar:
“Toprak altında kavga yoktur, kin yoktur. Orada sadece hakikat vardır.”
Ve bizler…
250 bin şehidimizin aziz hatırası önünde baş eğerken, yalnızca bir zaferi değil, bir insanlık dersini de hatırlamalıyız.
Bu millet, düşmanına bile merhametle yaklaşan bir ecdadın mirasçısıdır.
Bu topraklar, kanla yoğrulmuş ama kinle kirlenmemiştir.
Ruhunuz şad olsun ey aziz şehitler…
Sizler sadece bu vatanı değil, insanlığın onurunu da kurtardınız.18.03.2026
Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Demokrat Gümüşhane Gazetesi GYY, GGC Onursal Başkanı