Gümüşhane
Kapalı
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,3562 %0.02
51,2898 %-0.11
6.249,98 % -2,71

Gümüşhane kamuoyuna ve tarihe bir madenci notu

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

MAPEG’in Şubat 2026 tarihli toplu ihale ilanına göre Gümüşhane’de tamamı metalik madenlerden oluşan 15 saha 2 Nisan’da ihalesi için STK’lar ve kamuoyundan gelen haklı tepkilere aynen katılarak ayrıca çevre ve doğa ile barışık olabilecek madencilik faaliyetleri hakkında istenirse seve seve destek olabilecek bir maden yetki kişi olarak siz değerli Gümüşhanelilere bazı bilinmeyenleri açıklamak ve ciddi bir durum tespiti yapmak isterim. 

 

İlk olarak şunu iyi bilmek gerekir önceki dönem basın bültenleri ve ilgili tüm yazılarımızda üstüne basa basa açıklamamıza rağmen halen daha arama amaçlı ihale edilen maden ruhsatlarının çevresinde çok büyük bir maden potansiyeli olduğu ve bir ruhsat ihale edilir edilmez burada büyük bir maden işletmesi kurulacağı şeklinde bir algı oluşmaktadır ki bu durum pek de öyle değildir. Daha basit bir anlatım ile ülkemizde maden arama ruhsatlarının 7 yıllık süreci, Maden Kanunu kapsamında belirlenmiştir ve genelde ön arama + genel arama + detay arama olmak üzere aşamalı ilerler. Bu süreç hem teknik hem de idari yükümlülükler içerir. 

 

Ön arama döneminde (ilk yıl); sahada bir potansiyel var mı diye hızlı bir şekilde literatür çalışması, uydu görüntüsü inceleme, yüzey jeolojisi (haritalama), numune alma (jeokimya), jeofizik (manyetik, IP vs.) faaliyetleri gerçekleştirilir. Genel arama döneminde (2.- 3. yıl); tespit edilmiş ise olası cevherleşmenin varlığı ve yayılımı ortaya koyulmaya çalışılır.  Detay arama dönemi (4.-5.-6. ve 7. yıl); ekonomik bir maden yatağı mı diyeyoğun sondaj programı, 3 boyutlu modelleme, cevher geometrisi ve tenör dağılımı, metalürjik testler, fizibilite çalışmaları tamamlanmaya çalışılır ve tüm bu süreçler sonucunda bir maden kaynağı yani ekonomik bir maden işletmesi olup olamayacağına karar verilir. Lakin bu, dünyadaki metalik maden fiyatları, cevher kazanım oranları ve madencilik faaliyeti birim maliyetlerine kadar birçok kalem ile ciddi manada ölçülüp tartılarak oluşturulan bir karar mekanizmasıdır. 

 

Konunun profesyonelleri; maden kaynaklarını kendi içinde daha da detaylı sınıflandırarak Inferred Resource (Tahmini Kaynak), Indicated Resource (Belirlenmiş Kaynak), Measured Resource (Ölçülmüş Kaynak) vb. gibi neredeyse bir maden yatağının keşfedilmesinden işletilmesine ve yıllar içinde sürdürülebilir bir faaliyet halini alabilmesi ve özellikle de maden borsasında yatırımcı da bulabilmesi amaçlı süreçleri en şeffaf şekilde yönetmeye çalışırlar.

 

Yukarıda bahsedilen durumlar kâr amacı güden özel veya ortaklık gibi yerli ve yabancı şirketler için geçerlidir ve öyle de olması gereklidir. 

 

Ayrıca güncel haberlerde çok yer verildiği için hatırlatma yapmakta fayda görüyorum. Bir maden arama ruhsat alanının büyük olması o alanda bir maden kaynağı keşfedilirse bile alanın tümü ile bir maden işletme alanı olacağı manası taşımaz. Örneğin bilinen ve en son keşiflerden biri olan Doğu Karadeniz Bölgesi Trabzon-Gümüşhane ve Bayburt il sınırları arasında kalan yaklaşık 17255.66 hektarlık bir arama ruhsatında 2016-2022 yılları arasında arama faaliyetleri sonucu keşfedilen altın madeni bölgesi, bildiğim kadarı ile 1998.07 hektar olarak 2023 yılı içinde MAPEG tarafından işletme olarak ihale edilmiş ve özel bir firma tarafından satın alınmıştır. Yani 17 bin hektarlık bir alandan sadece 2 bin hektar için maden işletme izin alanı oluşmuştur. 

 

Bununla birlikte en önemli hususlardan biri ise çevresel hassasiyetlerdir. İnsanlarımız, köylümüz, kentlimiz ve STK’larımız doğa, çevre ve iş güvenliği konusunda kafalarında hiç soru işareti kalmayacak ve en şeffaf şekilde en doğru kaynaklardan en doğru bilgiyi alabilmelidir.

 

Peki bunları neden mi anlattık?

 

29.12.2016 tarihinde Metal Tavsiye, başlıklı basın bildiri ve köşe yazımızda aynen şunu söylemiştik “Gün itibari ile Gümüşhane’nin her mahallesinde, her sokağında, her caddesinde Şehrin maden eminleri buradadır. Bu sebeple altının, bugün emanet edilip işletileceği eller, hanenin öz evlatlarıdır”. Daha sonra kaleme aldığımız birçok yazı ve bildiride bunları üstüne basa basa tekrarladık (Hodri Meydan ve Başka Mastra Yok yazıları gibi). 

 

İlin kaderi madencilik diyerek asırlar öncesi faaliyetlere dem vuranlar bilmelidir ki tarih bizi haklı çıkarmıştır. 2016 yılında Mastra Altın Madeni o veya bu şekilde kamulaştırılmalı ve kamu eline geçerek faaliyetlerine devam etmeliydi. Kamulaştırma için bilinen tanım; devletin veya kamu tüzel kişilerinin, özel mülkiyete ait bir taşınmazı kamu hizmeti için zorunlu olarak satın alması değil miydi? Yapay zekaya bile sorsan şunu söylüyor; kamu yararı için yol, baraj, enerji hattı, maden projeleri, hastane, okul yapımı diyor. 

 

Daha önce bu ve benzeri durumları dile getirdiğimizde bize ya olur mu öyle şey, ne yapacak o kadar adam oturacak mı orada diyenlere hitaben şunu belirtmek istiyorum. Gümüşhane ilinde kamu kurumları yüzde yüz kâr amacı güderek mi hizmet veriyor? Gümüşhane ilinde kamudaki her personel hiç oturmadan 24 saat mi çalışıyor? Valilikte, Özel İdarede, Çevre Şehircilikte, DSİ’de, Tarımda ve diğer kurumlarda çalışanlar öz de MADENCİ üvey evlat mıdır?

 

Buradan hareketle geçmişe dönük bir durum tespiti yapalım; kapanmadan önce veya yarı kapalı veya atıl durumdaki madende açık ocak, tesis, yeraltı ocak ve diğer bölümlerde dünya ölçeğinin üzerinde madencilik tecrübesi olan personel ile birlikte ciddi bir toplumla ilişkiler ve insan kaynakları altyapısına sahip bu maden kamulaştırıp sadece yüzde 1 kâr marjı ile çalışsaydı ne mi olurdu?

 

Cevap-1; MAPEG’in 2023 ihale ettiği çevrede bulunmuş yeni maden kaynağı buraya taşınabilir ve işletilebilirdi (Madencilik bir yana ciddi bir lojistik ve taşıma ağı da cabası). 

 

Cevap-2; Bugün madencilik faaliyetleri ve süreçleri ile ilgili kamuoyu söylemleri ve basında çıkan haberler ve diğer tüm süreç yönetimleri için bir muhatap kurum olur ve faaliyetleri en şeffaf şekilde ilgililerine, meraklılarına izah ederdi. 

 

Cevap-3; Madencilik İhtisaslaşma akademik unvanına sahip ilin üniversitesinin uygulamalı laboratuvarı olurdu.

 

Cevap-4; Bölge istihdamı sürdürülebilir hale gelirdi. Özel sektör çekildiğinde bir anda işsiz kalan yüzlerce nitelikli işçi ve mühendis, kamu çatısı altında üretmeye devam eder; göçün önüne geçilirdi.

 

Cevap-5; MAPEG ve diğer kamu kurumları için bir “pilot saha” oluşturulurdu. Yeni yönetmelikler, çevresel standartlar ve rehabilitasyon modelleri sahada test edilerek Türkiye genelinde uygulanabilir örnekler ortaya konulurdu.

 

Cevap-6; Çevresel rehabilitasyon ve kapatma süreçleri örnek bir model haline getirilebilirdi. Bugün en çok eleştirilen konu olan “maden kapatıldıktan sonra ne olacak?” sorusuna sahadan somut cevap verilirdi.

 

Cevap-7; Yerli ve milli madencilik teknolojilerinin geliştirilmesi için bir Ar-Ge üssü olurdu. Özellikle cevher zenginleştirme, atık yönetimi ve düşük tenörlü sahaların ekonomiye kazandırılması gibi konularda üniversite-sanayi iş birliği güçlenirdi.

 

Cevap-8; Bölgedeki diğer potansiyel sahalar için bir çekim merkezi oluşurdu. Lojistik, ekipman, teknik personel ve bilgi birikimi tek bir merkezde toplanarak çevre illerdeki projelerin de maliyetleri düşürülürdü.

 

Cevap-9; Kamu eliyle işletilen bir maden sayesinde “kâr maksimizasyonu” yerine “kamu faydası optimizasyonu” yaklaşımı uygulanırdı. Bu da daha kontrollü üretim, daha düşük çevresel risk ve daha uzun ömürlü işletme anlamına gelirdi.

 

Cevap-10; Yerel halk ile madencilik arasındaki güven sorunu büyük ölçüde aşılabilirdi. Şeffaflık, düzenli bilgilendirme ve doğrudan kamu muhataplığı sayesinde sosyal lisans çok daha güçlü olurdu.

 

Rasim Taylan KARA

Jeofizik Müh. 

Jeoloji Yüksek Mühendisi 

Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu (Umrek) Yetkin Kişisi

Kaynaklar;

ww.gumushane.gen.tr

MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü)
Ruhsat, ihale ve maden yönetimi süreçleri 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
Türkiye madencilik politikaları ve stratejileri 

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu
Kamulaştırmanın hukuki tanımı ve kapsamı

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız