Z.Metin YÜCE’ den Yeni Bir Eser: GÜMÜŞHANELİ KURTULUŞ SAVAŞI GAZİLERİ
“Gümüşhane’nin Hafızasına Altın Harflerle Yazılan Eser:”
“Gaziler Unutulmaz, Vefa Gecikmez”

Bendeniz Yusuf Sadık…
Eğitimci, yazar ve gazeteci kimliğimle, bugün gönül dünyamda derin izler bırakan anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdim. Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay’ı makamında ziyaret ederek, elinde büyük bir dikkat ve saygıyla okuduğu “Gümüşhaneli Kurtuluş Savaşı Gazileri” adlı eser üzerine kendisiyle bir röportaj yaptım.
Bu eser, öyle sıradan bir kitap değil…
Bu eser, bir milletin hafızasıdır.
Bu eser, bir vefanın, bir sadakatin ve gecikmiş bir teşekkürün adıdır.
Kitabın yazarı Z. Metin Yüce, 1978 yılından bu yana sabırla, inançla ve adanmışlıkla çalışarak bu kıymetli eseri Gümüşhane’ye armağan etmiştir. Yarım asra yaklaşan bir emeğin ürünü olan bu çalışma, sadece bir araştırma değil; aynı zamanda bir gönül seferberliğidir.
Sayın Akçay, bu anlamlı görevi şu sözlerle ifade etti:
“Saygıdeğer hocamız Z. Metin Yüce, kaleme aldığı bu eserin dağıtımını yapma görevini zatıma, yani GTSO Başkanı olarak bendenize tevdi etti. Odamıza duyulan bu güvene layık olmak adına, hocamızın talimatı doğrultusunda sizleri davet ederek kitabı elden teslim etmenin erdemini yaşamak bizlere nasip oldu.”
Bu sözler, sadece bir görevin ifası değil; aynı zamanda bir vefa borcunun ödenişidir.
Kitapta yer alan veriler ise adeta tarihin sessiz çığlığıdır:
321 madalya sahibi onurlu gazimizin yanı sıra, 346 gazimizin de bu şeref madalyasını hak ettiği halde alamadığı tespit edilmiştir. Merkez, Şiran, Torul, Kürtün’den: 667 Kelkit ve Köse’den 175 olmak üzere toplamda 842 İstiklal Gazimizin isimlerine ulaşılmış olması, bu çalışmanın ne denli büyük bir boşluğu doldurduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Sayın Akçay’ın şu sözleri ise her şeyi özetler niteliktedir:
“Bu çalışma bir gönül işidir. Hocamız Z. Metin Yüce tarafından hayata geçirilmiş olması, hem önemli bir kaynak hem de gazi yakınları ve tüm Gümüşhaneliler için bir övünç kaynağıdır. Hocamıza binlerce teşekkür ediyorum.”
332 sayfalık bu eser, ön ve arka kapaklarında Kurtuluş Savaşı’nı yansıtan görsellerle adeta tarihî bir kapı aralamakta; içeriğinde ise gazilerimizin yürek yakan hatıraları ve fotoğraflarıyla okuyucusunu derinden etkilemektedir. Bu yönüyle sadece okunacak değil, hissedilecek bir eserdir.
Benim için ise bu satırların ayrı bir anlamı vardır…
Çünkü ben de bir gazi evladıyım.
Babam, Gazi Ahmet Sadık…
Onun hatırası, bu eserin her sayfasında yankılanan bir ses gibidir. Bu nedenle bu kitabı sadece bir gazeteci gözüyle değil, bir evlat yüreğiyle de okudum.
Bugün görüyoruz ki;
Z. Metin Yüce kalemiyle tarihe ışık tutmuş,
İsmail Akçay ise bu ışığın topluma ulaşmasına vesile olmuştur.
Biri yazmış, diğeri yaşatmıştır.
Biri emek vermiş, diğeri emaneti taşımıştır.
İşte asıl methiye burada başlar…
Ve şimdi, bu anlamlı eseri, yazarının yüreğinden süzülen o dörtlükle mühürleyelim:
“Yiğitsin, erdemlisin, yurtseversin
Özgür, tam bağımsız, barış seversin
Minnet, şükran, dua sunar bu millet
Ana vatan gazilere emanet…” (Z.Metin YÜCE)
Selam olsun bu toprakları vatan kılanlara…
Rahmet olsun toprağa düşenlere…
Vefa ise, yaşayanların boynunun borcudur. 30.03.2026
Yusuf Sadık, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Demokrat Gümüşhane Gazetesi GGY