Gümüşhane
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,8995 %0.04
53,6257 %0.31
6.733,69 % 1,54
Ecz. Okay Sungur’un Ardından… “O Bir Gönül Eczacısıydı”

Ecz. Okay Sungur’un Ardından… “O Bir Gönül Eczacısıydı”

YAYINLAMA:

Bazı insanlar vardır; meslekleriyle değil, insanlıklarıyla hatırlanırlar.
Bazıları ise yaşadıkları şehirlerin hafızasına sessizce kazınır. İşte merhum Ecz. Okay Sungur da böylesine nadide insanlardan biriydi.

 

Talihsiz bir kaza sonucu aramızdan ayrılışı, yalnız ailesini değil, bütün Gümüşhane’yi yasa boğmuştur. Çünkü Okay Sungur’u sadece “eczacı” kimliğiyle anlatmak eksik kalır. O; insan ilişkilerindeki zarafeti, kimseyi kırmayan üslubu, gönül kazanmayı bilen tabiatı ve sosyal yönüyle toplumun içinde ayrı bir yer edinmiş gerçek bir gönül adamıydı.

 

1969’lu yıllarda Gümüşhane Lisesi’nde öğretmeni olma bahtiyarlığını yaşadığım Okay Sungur’un öğrencilik yıllarındaki nezaketiyle, yıllar sonra toplum içinde kazandığı olgun kişilik arasında hiçbir fark yoktu. O yıllarda da beyefendi idi, bugün hatırlanırken de aynı vakar ve güzellikle anılmaktadır.

 

Kurban Bayramı’na yaklaşırken böyle acı bir haber almak, gönüllerimizde tarifsiz bir burukluk bırakmıştır. Bayramların özü kavuşmak, hatırlamak ve gönül almaktır. Fakat bu bayram, bizler için bir yanıyla eksik geçecektir. Çünkü Okay Sungur’un dost meclislerinde bıraktığı sıcaklık, insanın içine huzur veren sohbetleri ve unutulması mümkün olmayan hatıraları artık yalnız hafızalarımızda yaşayacaktır.

 

Merhumun en güzel taraflarından biri de gençlerle kurduğu samimi bağdı. Gençleri küçümseyen değil, onları dinleyen; nasihat eden değil, hayatı paylaşan bir büyüktü. Bu yüzden gençlerin gözünde yalnızca bir eczacı değil, aynı zamanda güven veren bir “abi”, bir “bilge büyüğü” olmuştu. Gümüşhane’nin” Okay babası “diyebiliriz.

 

Hayatında kibire yer vermedi.

Karınca ezmez tabiri vardır ya; işte Okay Sungur tam da öyle bir insandı. Kimseyi incitmeyen, kırmamaya özen gösteren, insanları ayırmadan seven, sessiz ama derin izler bırakan bir gönül insanı…

 

Şimdi geriye; selamları, dostluğu, hatıraları ve güzel yetiştirdiği evladı kalmıştır.
Oğlu Furkan Sungur’un, babasının bıraktığı bu güzel insanlık mirasını aynı vakar ve ahlakla taşıyacağına olan inancımız tamdır. Hiçbir evlat bir babanın yerini dolduramaz; ancak onun bıraktığı iyilik izlerini yaşatabilir. Temennimiz odur ki Furkan kardeşimiz de merhum babasının hatırasını yaşatan güzel bir evlat olarak bu emaneti sürdürecektir.

 

28 Mayıs 2026 günü Şiran’da toprağa verilecek olan merhum Okay Sungur’a Cenab-ı Allah’tan rahmet; başta ailesi olmak üzere yakınlarına, dostlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

 

Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü

 

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız