AVRUPA TÜRKLERİ 2
Bugün Avrupa ülkelerinde 7 milyona yakın Türk vatandaşı yaşamaktadır. Avrupa’da yaşayan biz Türklerin en büyük sorunu kendi öz değerlerimizi, kimliğimizi korumaktır.
Bunun için de en başta anadilimiz olmak üzere dinimizi, kültürümüzü ve tarihimizi yeni yetişen gençlere öğretmeliyiz.
Böylece kendi milli, manevi ve ortak değerlerimizi koruyarak içinde yaşadığımız Avrupa ülkelerine uyum göstermiş oluruz. Çünkü içinde yaşadığımız ülkelerin en başta dili olmak üzere milli ve ortak değerlerini öğrenip onlara da saygı göstermeliyiz. Böylece iki toplum tarafından kabul edilen uyumlu yeni vatandaşlar oluruz.
Sonuç olarak; içinde yaşadığımız ülkelerin azınlıklarına tanınan hakların bizlere de tanınması gerekmektedir. Örneğin, Hollanda’da, 662 bin Frizyalı yaşıyor. Frizyalı çocuklar Hollanda okullarında mecburi olarak anadili dersleri almaktadırlar.
Buna karşılık 700 bine yakın Türk’ün yaşadığı Hollanda’da 2004 yılından bu yana anadili dersleri verilmemektedir. Olması gereken milli azınlıklara tanınan bu hakların dilsel, kültürel, dinsel, göçmen azınlıklara da yani bizlere de tanınması gerekiyor. Böylece bütün azınlıkların aynı eşit haklara sahip olması yani emansipasyonu tamamlanmış olacaktır. Sonuç olarak ne diyelim? Haklar verilmez alınır.
GERİ BİLDİRİM
Bir önceki yazımızda da Avrupa’da yaşayan 7 milyon Türk’ün konumu ve geleceği ile ilgili olarak bir yazı kaleme almıştım. Her zaman olduğu gibi bu yazımıza da Trabzonlu işadamı HOTİAD (Hollanda İşadamları Derneği) Onursal Başkanı Mehmet Soytürk geri bir bildirim (feedback) gönderdi. Aslında Mehmet Soytürk yıllardır yazdığım her yazıya atlamadan olumlu geri dönüşlerini göndermektedir. Kendilerine buradan yine teşekkürlermi sunmak istiyorum.
O yazımda iki konuyu dile getirmiştim. Bunlar:
- Anadili ve Kültürü Eğitimi
- Çifte Vatandaşlık.
Bu iki konu da Avrupa Türkleri’nin geleceğini ve güvencesini sağlamaktadır. Çünkü eğer gelecek kuşaklarımıza anadili ve kültürü eğitimi verdirp onlara anadilleri Türkçe’yi öğretemezsek bu gözbebeğimiz gençlerimiz Avrupa’da asimile olup kaybolup gidebilirler. Ama anadilini iyi öğrenen gençlerimiz, bunun yanında dinini, kültürünü ve tarihini de çok iyi öğrenip asıl kimliği olan Türk kimliğini koruyup yaşatacaktır. Işte bu konuda Başkanımız Mehmet Soytürk, geri bildirim yazısında bakınız neler yazıyor:
“Benim anladığım kadarı ile, asimilasyonun en kolay yolu insanlara ana dillerini unutturmaktır.
Hollanda’da gecmişte anadilde eğitimine müsade etmeleri özellikle müslüman kökenlilerin nasıl olsa er veya geç ülkelerine geri dönecekler şeklinde düşündükleri için müsade ettiler. Hesap tutmayınca ve ayrıca her alanda yabancılara ihtiyaçlarının olduğunu görünce bundan vazgeçtiler.
Hollandalılar, yabancılara hayatın her alanında muhtaçtırlar. Zaten muhtaç olamasalar bizlerin burada bir gün dahi kalmamıza müsade etmezler. Bu vesile ile Hollanda yaşayan insanların kendileri gibi olmalarını istemelerini ben şahsen gayet doğal buluyorum. Zira aynı konumda Trabzonda bir Hollandalı Belediye Başkanı olsa bu belediye Başkanın en az benim kadar Türk milliyetçisi olmasını ısterdim.
Çifte vatandaşlığa gelince o konuda size katılmıyorum. Çünkü bir vücütta iki kimlik olmaz bence.
Saygı Sevgi ve Selamlarımla, Mehmet Soytürk”
Bu konuda elbette bir seçim, tercih özgürlüğü vardır. İsteyen çifte vatandaş olur, istemeyen olmaz.
Ama Hollandalılar ile seçme ve seçilme haklarında eşit haklara sahip olmak için mutlaka çifte vatandaş olmalıyız. Bunun yanında vizesiz dünya ülkelerine seyahat etmek için de çifte vatandaşlığa gereksinim vardır. Bu işin bence başka bir çıkış yolu yoktur.
En derin saygı, sevgi ve selamlarımla.
Bekir CEBECİ
Rotterdam, 6 Temmuz 2026
e-mail: [email protected]