DAR AĞACINDA ÜÇ FİDAN

6 Mayıs tarihi Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin yıl dönümü.

Tam 48 Yıl önce gerçekleşen idam, ülkemizde çok tartışıldı. Hala da tartışılmaya devam ediyor.

Herkes kendi penceresinden hadiseye bakarak yorum yapıyor.

İtiraf edeyim…! Sağ düşüncede kendini tanımlayan birisi olarak yıllarca bu idama hep ideolojik/siyasi sebeplerin bir sonucu olarak baktım.

Birkaç yıl önce merhum Prof.Dr.Haydar Baş Beyin  idamla alakalı yorumunu  dinledim o vakit beynimde şimşekler çaktı.

Oysaki gerçeğin öğle olmadığını yanıl(tıl)dığımı anladım.

Bu konuşma sosyal medyada izlenme rekorları kırıyor. İnanıyorum ki benim gibi birçok dinleyicinin ezberi bozuldu.

Daha sonra biraz araştırma yapınca idam meselesinin iç yüzü çıktı ortaya.

Demek ki bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak gerekiyor!

Tam bu noktada Peyami Safa’nın şu veciz “Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır. Çünkü anlarsan, değişmen gerekir”! sözlerini önümüze koyarak ön yargıdan uzak bakalım bu meseleye sevgili okuyucular.

Prof.Dr. Haydar Baş Beyin sosyal medyada ayıkmamıza sebep olan tarihi değerlendirmesinde bakın ne diyor;

”Amerika’nın 6.filosu İstanbul’a geldi. Onu telin edecekler. Amerika’yı telin için oraya giden sol. Bunların içinde olan delikanlılardan birisi Deniz Gezmiş. Allah rahmetini bol eylesin. Amerika’ya karşı çıktığı için idam sehpasında sallandırıldı. Aynı yere sağcılar gelip 6.Filoya dönüp tekbir alıp namaz kıldılar. Bu hareketi yapanlar sağcılar Müslüman, bunları kovmak için giden solcular kafir. Ben reddediyorum bunu. Kabul etmiyorum. Yani biz Amerikan köpeği miyiz sevgili arkadaşlar. Bunu ben reddediyorum.”!

Birçok meselede olduğu gibi bu konuda da gerçekleri görüp öğrendikçe artık bizde reddediyoruz.

Biraz açalım konuyu.

Kıbrıs Sorunu'nda ABD'nin tutumu, Vietnam Savaşı, Orta Doğu'da ABD'nin İsrail yanlısı tavrı ve Arap-İsrail Savaşları, ABD askerleri için genelev boyatılması, 1960'lı yılların gençliğini Amerika karşıtı bir tavır almaya sevk etti. ABD'nin Akdeniz'deki gücü 6. Filo, gençlik eylemlerinin hedeflerinden biri oldu.

İstanbul’a gelmesi ile Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının liderlik ettiği tepkiler artmaya başladı.

Dolayısıyla ön yargısız, objektif bakıldığında bu üç gencin idam edilmelerinin temel gerekçesi antiemperyalist duruştur.

Deniz Gezmiş’in sürekli “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! Kahrolsun emperyalizm.. Yaşasın işçiler, köylüler “ sözlerini her vatan sever Türk evladının söylemesinden daha doğal ne olabilir.

O sebeple sormak lazım. Hangi ceza kanununda bu düşünce idam sebebi olabilir. Mahkemenin haksız/adil olmayan kararını talimatla verdiğini sanırım söylemeye gerek yok.

Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in meclis konuşmasında “Üç bizden üç onlardan” demesi ayrıca yıllar sonra verdiği bir röportajda “çaremiz yoktu” demesi sözün bittiği yerdir.

Bakınız bu gençler halen acının ve gözyaşının hüküm sürdüğü toprakları işgal edilen Filistin’e giderek  İsrail’e karşı direnmiş, mücadele etmişler.  

Sadece gerilla eğitimi için gitti demek Filistin davasına haksızlık olur. Neden başka yer değil de Filistin! Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi ABD’nin İsrail yanlı tavrıdır. Bu tavır 48 yıl sonra Kudüs’ü İsrail’in başkenti yaptı.

Yapılanları doğru okumak ve analiz etmek lazım. 

Biraz daha geriye gittiğimizde memleket meselelerine son derece duyarlı yetişen vatansever üç genç; ABD'ye, NATO'ya, vatanımızı yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere 1968 yılında,” Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Atatürk Yürüyüşü” adını verdikleri Samsun’dan başlayıp Ankara’ya uzanan yürüyüşleri kimleri rahatsız etmiş olabilir!

Kendi ifadeleriyle “Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!” sözleri bizim için bir anlam etmiyor mu?!

Evet…Bu milletin üzerinde oynanan büyük oyunlar halen devam ediyor. Fotoğrafa daha geniş açıdan bakmak gerekiyor.

Ülkemizin sınırları ötesinde yazılan bu oyunun adı dün sağ-sol idi. Bugün Alevi-Sünni yada Türk-Kürt ayrımcılığı. Bu oyunu hep birlikte kimseyi ötekileştirmeden bozmamız lazım.

Bu gençlerin hataları günahları yok mu? Elbette var. Kimin yok ki!

Netice olarak öyle yıllar sonra idamın üzerindeki sır perdesini kaldırarak bakış açımızı değiştiren Prof.Dr.Haydar Baş Beyin “Bu ülkenin sağı da Müslüman solu da Müslümandır” diyerek bir ezberi daha bozmuş gerçekleri görmemize sebep olmuştur.

Dar ağacında can veren bu gençlerin rahmetleri bol, mekanları cennet olsun.

YORUM EKLE

banner406