Devlet mi? Yoksa Özel Okul mu?

Okulların açıldığı bugünlerde birçok arkadaşımız ve okuyucumuzdan gelen sorulara cevap niteliğindedir bu yazım.

Peşinen söyleyeyim; ülkemizde keşke özel okul olmasa, eğitim hizmetleri devlet eliyle yapılabilse de fırsat eşitliğinde çocuklarımız bu haklarını kullanabilse! Ama maalesef…

Geriye doğru dönüp baktığımızda eskiden özel okul sayısı parmakla gösteriliyordu!

Şimdi öyle mi? Hemen hemen Büyükşehirlerin her mahallesinde özel okul var desek abartmış olmayız. Özel okul olmayan il yok!

Bundan 20-25 yıl önce, devlet okulları nitelik ve nicelik bakımından üst düzeyde eğitim öğretim veren kurumlardı.

Ama şuan işler o şekilde ilerlemiyor. Çevremizden duyuyoruz veliler çocuklarını verdikleri devlet okullarında sınıfların kalabalık olmasından şikayetçi.

Hatta geçtiğimiz günlerde televizyonların ana haber bültenlerine konu oldu!

Oysa sınıftaki öğrenci sayısının az olması, akademik başarıyı olumlu yönde etkilediğini biz değil işin uzmanları söylüyor.

Devlet okullarında sınıf mevcudu için bir sınır yok.

Sınıfların kalabalık olması, verimli dersi olumsuz etkilemektedir.

Bu durum akademik başarıda önemli bir faktör.

Eskişehir’in önde gelen devlet okullarının birinde eğitimci bir arkadaşım anlatmıştı ”Hüseyin Bey. Önceden sınıflarımız 25 kişiydi. Şimdi bu sayı 35 civarında. Her yönüyle kalite düştü…” Sözleri hala kulağımdadır.

Elbette çok başarılı gençler çıkıyor buralardan ama istisnalar kaideyi bozmuyor.

Zaten LGS ve YKS sonuçları fikir veriyor!

Verilere baktığımızda özel okullar bu sınavlarda daha başarılı!

Türkiye gibi eğitim sisteminde gelgitlerin olduğu, okullar, bölgeler hatta mahalleler arasında bile farkların yaşandığı ülkemizde ne yazık ki her anne baba çocuğunu iyi bir okulda okutmanın çarelerini arıyor.

O sebeple özel okul mu? Devlet okulu mu? Sorusuna hem kendi deneyimlerimden yola çıkarak hem de çevremde gördüğüm örneklere dayanarak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kendi deneyimim diyorum çünkü çocuklarım hem devlet hem de özel okulda eğitim öğretim gördüler!

Bu nedenle bir veli olarak devlet-özel arasında değerlendirme yapacak birikime sahip olduğumu düşünüyorum.

Ancak şunu söylemekte fayda var. Bu yazı; çocuğunuzu özel okula gönderin ya da göndermeyin veyahut devlet okulları iyidir, kötüdür yazısı değildir!

Yakın çevreme şu örneği hep veririm. “BİLGİ” sözcüğünde B harfini atarsanız geriye “İLGİ” kalıyor.

Şartlar neolursa olsun eğitim sürecinde “ilgi” başarıya giden yolda anahtar kelime bizce! Onsuz olmuyor.

Aynı şekilde çocukla iletişim ve sabırda. Çünkü süreç uzun!

Bunları bir kenara not ederek devam edelim.

Özel okul mu? Devlet okulu mu?

İşte bu soruya cevap arayan ebeveynlerin öncelikle işin maddi boyutunu biraz düşünmeleri gerekiyor.

Her anne baba çocuğunun en iyi okullarda ve şartlarda eğitim almasını ister ancak söz konusu özel okul olunca bunun maddi bir yükü olduğunu (Burs yoksa) ve bu yükün sürekli karşılanıp karşılanamayacağını öngörmek gerekir.

Burada şunu açıkça belirtmekte fayda var.

Ben ilkokul eğitiminin devlet okulunda olmasından yanayım. Okuldan ziyade iyi bir öğretmenle temeller sağlam atılmalı.

Üç evladımda da böyle yaptım.

Sabit gelirli ailelerin çocuklarına yönelik özel okulların yaptıkları bursluluk sınavları veliler üzerinde ki ekonomik yükü hafifletiyor.

Eğitimi önemseyen bazı özel okullar paraya pula fazla değer vermiyor. Onlar için akademik başarı birinci sırada geliyor.

Hiç unutmam.

Ortanca oğlum Emre’nin yıllar önce ortaokul başlarında ismi bizde saklı Eskişehir’de girdiği bir özel okulun bursluluk sınavında iyi puan almasına rağmen okul idaresinin fiyatta çok fazla indirim yapmadıkları zihnimizde saklıdır.

Bunun yanında başarılı gençlere kapılarını sonuna kadar açan özel okullar da var!

İyi araştırmak lazım.

Bu sebeple anne babaların en az hata yapmaları gereken dönem çocuklarının okul tercihleri ve seçimleri.

Özel ya da devlet hiç fark etmiyor.

Ama birazcık ekonomik gücünüz varsa bugün ki şartlarda özel okul diyorum.

Çünkü gözlemlerim sonucu devlet okullarında;

- kalabalık sınıflar,
- veli toplantılarına katıl(a)mayan ilgisiz veliler,

- öğretmenlerin tutum ve davranışları,
- güvenlik açıkları,
- yemek problemleri,
- temizlik,
- sosyal faaliyetler…vs.
Özel okul imkanları;
- kahvalı, öğle yemeği, ikindi atıştırmalıkları,
- 20 kişi maksimum sınıf mevcudu,
- idare ve öğretmenlerle sıkı iletişim imkanı,
- ilgili veli ve öğrenci profili,
- atölyeler,
- güvenlik,
- hemşire, revir,
- temizlik,
- iyi bir akademik eğitim,
- iyi yabancı dil eğitimi…
Özel okulların eksileri yok mu? Elbette var, ama her iki durumu terazinin kefesine koyup tartmak gerekiyor.

Neticede beklentilerinizi ve çocuğunuzu hedeflerine hangisi kavuşturacaksa ona göre karar verin.

Bazı şeylerin tekrarı yok. Zaman çabuk geçiyor!

YORUM EKLE