HEMHAL OLMAK

“Nefse ağır gelende hayır vardır.”
Hadis

 

Bugün moda tabiriyle dedikleri şey ‘empati’ var ya Gümüşhaneli değerli ağabeyimiz Ernail Koç’un tabiriyle ‘hemhal olmak’ asrımızın aranan ilacı aslında.

Giderek birbirimizden uzaklaştığımız, arkasından gıybet ettiğimiz, kuyusunu kazdığımız, akrabalık ve dostluk ilişkilerini yok ettiğimiz bir sistemin içersinde İslami, insani ve ahlaki değerlerimizi birer birer terk ediyoruz maalesef.

Kimse kimsenin halinden, derdinden anlamıyor, anlamak istemiyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın dediğimiz ancak yılan bize döndüğünde feryadı figan ettiğimiz riyakâr insanlar haline dönüşüyoruz.   

Ancak kökünde asalet olan bazı değerli hemşerilerimizin varlıkları ile de gurur duyuyoruz. Bunlardan biri değerli ağabeyimiz Ernail Koç. Kendini yetiştirmiş, siyasi ve ticari alanda üstün başarılara imza atan, insani özellikleri ile öne çıkan değerli bir hemşerimiz, ağabeyimiz. Sanal âlemde takip ettiğim, kısa ve etkileyici yazılarını severek ve ibret alarak okuduğum bir değerimiz. Dilerseniz bundan sonrasını onun şahsıma tevdi ettiği şu satırlarla sizi baş başa bırakmak istiyorum.

Sevgili Hayal;

Ucuz yemek yemek için okula koştuğumuz konulu yazımın sizi duygulandırdığını beyanla;

“Ağlattın beni güzel abim. İşte Ekmek Arası Domates kitabını bu yüzden yazmıştım.” dediniz.

Ben de, “İsmail Hayal kardeşim o kitaptan kaldıysa bekliyorum” dedim.

Kitabınız geldi. Normalde bir iki saat içerisinde okuyabileceğim kitap olmasına rağmen, ilk hikayeyi okuyunca yüreğime yumruk yemiş gibi ben bu kitabı şimdilerde “empati” diyorlar ben ise “hemhal “ diyorum ve hemhal olarak okumam gerektiği kanaatine vardım.

Nitekim çok sevdiğim tarçınlı akide şekeri gibi her cümlesinin tadına vararak okudum. Bana sanki şu şarkının sözleri gibi cevap verdiniz;

“Senin derdin dert midir benim derdim yanında?
Kimselerde gördün mü böyle dert hayatında?
Otur şöyle yanıma dinle bak dertlerimi
Anlatınca ağlama deşme benim derdimi.”

İlk hikâyenizde mealen;

“İmkânsızlıklar içinde yaşıyorduk, okulumuzun yakınındaki bakkaldan çeyrek ekmek arasına bir domatesi dilimler öğle yemeği olarak yerdik” diyorsunuz.

Lise yıllarında okuduğum Dale Carnegie “Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak” adlı kitabında şöyle diyordu;

Ayaklarınızı bastığınız yer en dip nokta olabilir. Şunu bilin ki orası sizin en üst kademelere kadar sıçrayabileceğiniz en avantajlı yerdir. Bulunduğunuz yeri avantaja çevirin.

Dinimiz de öyle demiyor mu?

“İnsanın nefsine ağır gelen, hakkında hayırlıdır.”

İşte o hayatı yaşanmasaydınız, Eğitimci, Şair, Yazar İsmail Hayal dolayısıyla da, EKMEK ARASI DOMATES kitabı, diğer eserleriniz ve hizmetleriniz olur muydu?

İbret ve keyifle, bazen merhamet ve merhametsizlikler arasına sıkışarak, bazen de Rabbimin insanlara rahmet olarak verdiği gözyaşları ile okudum, okurken iki dünyayı da dolaştım durdum.

Yüreğinize sağlık, teşekkür ederim.

Hocam, “Şehrin fahişe kültürü” bizi bizden etse de nice güzel eserlerinizde buluşmak dileğiyle Allah’a emanet olunuz.

Ernail Koç

YORUM EKLE

banner406

Gümüşhane Pestil Köme

Yandex.Metrica