Sadeliğin İhtişamı

Bu fotoğrafı birkaç gün önce çektim.
Ve bu fotoğrafın en güçlü yanı, bence iddiasız olması.
Bir simit, bir çay…
Ama tam da bu sadelik, anlatmak istediğim şeye çok yakışıyor.
İlk bakışta sıradan... Belki de çoğumuzun anlam yüklemeden geçip gittiği kadar sıradan.
Ama bazen en derin anlamlar, en gösterişsiz şeylerin içinde saklıdır.
Simit ve çayın da bana göre böyle özel bir tarafı var.
Sevinçliyken sohbeti uzatır. Yorgunken günü toparlar. Bazen karnı doyurur, bazen ruhu.
Aynı simit... Aynı çay…
Değişen aslında onlar değildir. Onlara yüklediğimiz anlamdır.
Çünkü bu sade sofraya anlam katan ne simittir ne de çay... Onun bir yokluk sofrası mı, yoksa bir ziyafet sofrası mı olduğunu belirleyen; o an bize eşlik eden insanlardır.
İnsan ilişkileri de biraz böyle değil mi?
Gerçek arkadaşlık sadece birlikte gülmek değildir. İyi günlerde aynı masayı paylaşmak da değildir.
Asıl dostluk; hayat hangi duyguyu getirirse getirsin, aynı masada kalabilmektir.
Neşene eşlik eden çok olur. Ama kırgınlığına... Sessizliğine... Hatta bazen hiçbir şey söylemeyişine eşlik edebilen çok azdır.
Çünkü bazen duyguların düzeltilmeye ihtiyacı yoktur. Her acının bir tavsiyeye ihtiyacı yoktur. Her sessizlik mutlaka kelimelerle doldurulmak zorunda değildir.
Bazen bir insana verebileceğimiz en kıymetli şey; çözüm değil, eşliktir.
Sadece yanında kalabilmek. Acele etmeden... Değiştirmeye çalışmadan... "Yanındayım." diyebilmek.
Çünkü gerçek eşlik; karşımızdakini bulunduğu yerden başka bir yere çağırmak değil, önce onun bulunduğu yere gidebilmektir.
Onun temposuna saygı duyabilmek... Ve bir süre, hiçbir yere yetişme telaşı olmadan yanında kalabilmektir.
Ve belki de iyileşme; birinin seni hemen ayağa kaldırmaya çalışmasıyla değil, yere oturduğunda yanına oturabilmesiyle başlar.
O yüzden simit ve çay bana hep çok şey anlatır.
Bazen bayatlamaya yüz tutmuş bir simidi, sıcacık bir çayın yumuşaklığı yeniden lezzetli hâle getirir.
Bazen de soğumaya başlamış bir çayın yanında, fırından yeni çıkmış çıtır bir simit vardır.
Hiçbiri diğerini değiştirmez. Sadece birbirine eşlik eder. Ve tam da bu yüzden, yolculuğu daha anlamlı kılar.
Belki de dostluk biraz böyledir.
Birbirini kusursuz yapmak değil... Birbirinin eksildiği yerde var olabilmek.
Birbirini değiştirmek değil... Birbirine eşlik edebilmektir.
Dilerim; hayatınızda sadeliğin ihtişamını hissedebileceğiniz, simit ve çay tadında dostluklarınız olsun…