Gümüşhane
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5972 %0.06
54,9780 %-0.08
6.494,96 % -0,02

Sadeliğin İhtişamı

YAYINLAMA:

Bu fotoğrafı birkaç gün önce çektim.

Ve bu fotoğrafın en güçlü yanı, bence iddiasız olması.

Bir simit, bir çay…

Ama tam da bu sadelik, anlatmak istediğim şeye çok yakışıyor.

İlk bakışta sıradan... Belki de çoğumuzun anlam yüklemeden geçip gittiği kadar sıradan.

Ama bazen en derin anlamlar, en gösterişsiz şeylerin içinde saklıdır.

Simit ve çayın da bana göre böyle özel bir tarafı var.

Sevinçliyken sohbeti uzatır. Yorgunken günü toparlar. Bazen karnı doyurur, bazen ruhu.

Aynı simit... Aynı çay…

Değişen aslında onlar değildir. Onlara yüklediğimiz anlamdır.

Çünkü bu sade sofraya anlam katan ne simittir ne de çay... Onun bir yokluk sofrası mı, yoksa bir ziyafet sofrası mı olduğunu belirleyen; o an bize eşlik eden insanlardır.
İnsan ilişkileri de biraz böyle değil mi?

Gerçek arkadaşlık sadece birlikte gülmek değildir. İyi günlerde aynı masayı paylaşmak da değildir.

Asıl dostluk; hayat hangi duyguyu getirirse getirsin, aynı masada kalabilmektir.

Neşene eşlik eden çok olur. Ama kırgınlığına... Sessizliğine... Hatta bazen hiçbir şey söylemeyişine eşlik edebilen çok azdır.

Çünkü bazen duyguların düzeltilmeye ihtiyacı yoktur. Her acının bir tavsiyeye ihtiyacı yoktur. Her sessizlik mutlaka kelimelerle doldurulmak zorunda değildir.

Bazen bir insana verebileceğimiz en kıymetli şey; çözüm değil, eşliktir.

Sadece yanında kalabilmek. Acele etmeden... Değiştirmeye çalışmadan... "Yanındayım." diyebilmek.

Çünkü gerçek eşlik; karşımızdakini bulunduğu yerden başka bir yere çağırmak değil, önce onun bulunduğu yere gidebilmektir.

Onun temposuna saygı duyabilmek... Ve bir süre, hiçbir yere yetişme telaşı olmadan yanında kalabilmektir.

Ve belki de iyileşme; birinin seni hemen ayağa kaldırmaya çalışmasıyla değil, yere oturduğunda yanına oturabilmesiyle başlar.

O yüzden simit ve çay bana hep çok şey anlatır.

Bazen bayatlamaya yüz tutmuş bir simidi, sıcacık bir çayın yumuşaklığı yeniden lezzetli hâle getirir.

Bazen de soğumaya başlamış bir çayın yanında, fırından yeni çıkmış çıtır bir simit vardır.

Hiçbiri diğerini değiştirmez. Sadece birbirine eşlik eder. Ve tam da bu yüzden, yolculuğu daha anlamlı kılar.

Belki de dostluk biraz böyledir.

Birbirini kusursuz yapmak değil... Birbirinin eksildiği yerde var olabilmek.

Birbirini değiştirmek değil... Birbirine eşlik edebilmektir.

Dilerim; hayatınızda sadeliğin ihtişamını hissedebileceğiniz, simit ve çay tadında dostluklarınız olsun…

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız