Burcu DEMİR ÖNCÜL
[email protected]
Sadeliğin İhtişamı
Bu fotoğrafı birkaç gün önce çektim. Ve bu fotoğrafın en güçlü yanı, bence iddiasız olması. Bir simit, bir çay…Ama tam da bu sadelik, anlatmak istediğim şeye çok yakışıyor. İlk bakışta sıradan. Belki de çoğumuzun anlam yüklemeden geçip gittiği kadar sıradan.
SINIRLARI ZORLAMAK
Siz bana karışamazsınız! O görevi ben istiyordum ama öğretmen başkasını seçti, nasıl olur bu! İstediğim saatte dışarı çıkarım. Çok sıkıyorsunuz beni, yeter! Ne var kurala uymadıysam çok mu önemli sanki! Beni hiç anlamıyorsunuz! Sizden izin almama gerek yok, istediğimi yaparım!
YORULAN ANNE BABALARIN HASBİHALİ OLSUN
Ebeveynlik üzerine yazılan, çizilen, söylenen o kadar çok şey varken naçizane birkaç kelam da ben etmek istedim bu kez. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak beni büyüten ve hala da aynı çaba içerisinde olan anne, baba ile büyüdüm ben.
BİTMEYEN YASA MI MAHKUM BU TOPLUM?
İnsanlığın ölümünün yasını tutma vaktidir şimdi. Yeni değil aslında, çokça zaman oldu onu kaybedeli. Ama artık NARİNce değil, hıçkıra hıçkıra ağlayarak, ciğerlerimiz dağlanarak, haykırışlarımız birbirine karışa karışa ve YETER! diye bağırarak yapmak gerek bunu. Aklım almıyor bu kadar kötülüğü.
KUTLU MU HAKİKATEN KADINLAR GÜNÜ?
Manası bir güne sığdırılmaya çalışılan günlere duyduğum antipati, konuyla ilgili paylaşımları samimi bulmayışımdan kaynaklanıyor sanırım. Bu farkındalığı kazandığımdan beri özel olduğu iddia edilen günlerin kimlere ne fayda sağlıyor olabileceğini ,sevgililer gününü neden herkesle aynı günde...