NEDEN ŞİDDET TOPLUMU OLDUK

“Şiddet, yetersiz kimsenin son barınağıdır.”
Isaac Asimov

Konya Büyükşehir Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bir görevlinin elindeki kürekle bir köpeğe vurarak öldürdüğü olayda 2 kişi tutuklandı.   Gazeteler

Yukarıdaki haberi ilk gördüğünüzde duyduğunuzda yahut okuduğunuzda aşağıda Kur’anda bulamadığım ancak Mevlana’ya atfedilen;  

“Hayvanlar benim sessiz kullarımdır şimdi susuyorlar ama ahirette konuşacaklardır” sözü geldi aklıma.

Sözüm ona Yüzde doksan küsuru Müslüman olan ülkemizde böylesi rezil haberleri maalesef gazetelerimizin üçüncü sayfalarında görmeye devam ediyoruz. Merhametsiz, gaddar, kendinden başkasını görmeyen, değer vermeyen, içinde Allah korkusu olmayan, insan diyemeyeceğimiz bu müsveddelerin acilen çıkarılacak bir yasa ile hak etmedikleri bu dünyada daha fazla yaşamalarına tahammül etmemek gerekir.

Kendinden güçsüze, zavallıya, kadına, çocuğa, emri altındakilere, dili olmayan masum hayvanlara eziyet eden, tecavüz eden, mobbing uygulayan, öldüren, yaralayan kim varsa caydırıcı kanun maddeleri ile hak ettikleri belayı bulmaları tek temennimiz ve içinde yaşadığımız toplumun ekserisinin beklediği bir temenniden ibarettir.

Maalesef toplum içinde yaşayan bu asalakları bizler bu hale getirdik. Çocukluğunda yaşadığı bir travma, hastalık, şiddet ve benzeri durumlar neticesinde insanlar bu hale geldi. Yoksa yolda yürüyen, ağzı olmadığı için sizden bir şey isteyemeyen bu masumları adeta işkence ederek öldürmek insanlığın, vicdanın, Müslümanlığın neresinde var sorarım sizlere.

Siz necis ruh hastaları ile aynı toplumda aynı havayı teneffüs ettiğimize utanıyoruz. Her daim dediğim gibi kısasa kısas gelmedikçe günahsız yere öldürülen evlatlarımızın, kadınlarımızın katillerini beslemeye devam edeceğiz. Eşini elli yerinden bıçaklayan cani şerefsizin duruşmada giydiği takım elbise kravatın iyi hal görüldüğü bir sistem caydırıcı değil daha çok bu yolun önünü açacaktır.

Söyleyeni belli olmayan ama tamamen gerçeği gözlerimizin içine sokan;

“Türk vatandaşı İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemelerine göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve sadece İslam hukukuna göre gömülen kişidir” sözü aslında her şeyi aşikâr etmektedir.

On iki Eylül darbe döneminde yapılan anayasamızın günümüze uyarlanarak yeniden yazılması, masum ve günahsızların, hayvanların korunması, cezaların ödül değil kısasa kısas şeklinde yürürlüğe girmesi, şahsa yapılan suçların af kapsamından çıkarılması, iyi hal durumunun iyi analiz edilmesi gibi tamamen bize ait sağlam maddeler olması gerekir.

Evet, o günahsız hayvanları canice öldüren şerefsizler, o şerefsizlerin yaptıklarına göz yuman idareciler, mahkemede adeta kendilerini kurtarmak için resmen hikâye uyduran imansızlar tek dileğim şudur ki her yatağa yattığınızda, her gördüğünüz rüyada o hayvanlar tarafından parça lime edilmeniz, her gün ve gecenizin kâbuslarla, korkularla geçmesi için dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

Bir holding patronuna sormuşlar işinizde neden bu kadar başarılısınız diye. Patron demiş ki;

“İşe aldıklarımı şu karıncası bol olan yoldan gelirken gözlerim. Yerdeki o kadar karıncayı gördüğü halde üstlerine basıp geçenleri değil onları ezmemek için ayak parmaklarının üstünde titizlikle yolu geçmeye çalışanları işe alıyorum da ondan galiba…”

YORUM EKLE